• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
sin Dinle! {sın}
  • {N} günah, suç, kabahat
  • {V} günah işlemek, suç işlemek
sin i. günah; suç; günah işleme; kusur. sin offering günahların affedilmesi için sunulan şey. besetting sin insanların daima işlemeye meyilli oldukları günah. deadly sin büyük günah, affolunmaz günah. live in sin nikahsız olarak karı koca hayatı yaşamak. original sin Hıristiyanlarca insanların doğuştan işlemeye meyilli olduklan günah. venial sin hafif günah, affolunur günah.
sin f. (-ned, -ning) günah işlemek, günaha girmek, günahkar olmak; suç işlemek.
sin i.
1. günah.
2. büyük hata: It´s a sin for you to throw that bread away! O ekmeği atma, günah!
sin f. (

sinned,

sinning) günah işlemek; günaha girmek.

Türkçe » İngilizce Yukarı
sin grave, tomb.
sin cower
sin sepulchre
SİN SIN