• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
stake Dinle! {steık}
  • {N} kazık, direk, destek, işkence direği, örs, ortaya konan para, pot, çıkar, menfaat
  • {V} kazıklarla belirlemek, kazığa bağlamak, desteklemek, bahis yapmak, riske atmak, tehlikeye atmak
stake i.

f. kazık; kazığa bağlayıp yakarak öldürme; kumarda ortaya konan para: sık sık çoğ. yarışmada ödül; şansa bağlı olan şey;

f. kazığa bağlamak, kazıklarla sınırlamak; kazıklarla pekiştirmek; k.dili kumarda para koymak; tehlikeye atmak. stake a claim sahip çıkmak. stake boat kayık yarışında menzil işareti olarak bir yere bağlanan sandal. stake horse müşterek bahis tutulan yarışlarda koşturulan cins at. stake out, stake off kazıklarla işaret etmek veya bölmek; hudutlarını göstermek. be at stake tehlikede bulunmak, şansa bağlı olmak. bring to the stake yakarak idam etmek. high stakes ortaya atılan büyük miktar. perish at the stake yakılarak idam olunmak. pull up stakes işini bitirip başka yere taşınmak. We have a stake in the out come Ucu bize dokunur.
stake i.
1. kazık; (bitki için) ispalya, sırık, herek.
2. tic. pay, hisse: You´ll have a stake in this company. Bu şirkette senin payın olacak.

f.
1. kazığa bağlamak; sırığa/ispalyaya bağlamak.
2. off kazıklarla (bir yerin) sınırlarını belirtmek.
3. on (kumarda) (birine/bir şeye) (para) koymak.
4. on (umudu/geleceği/hayatı) (birine/bir şeye) bağlamak.
stake stake steyk İsim * kazık; (bitki için) ispalya, sırık, herek. Ticaret * pay, hisse. Fiil * kazığa bağlamak; sırığa/ispalyaya bağlamak. * {off} kazıklarla (bir yerin) sınırlarını belirtmek. * {on} (kumarda) (birine, bir şeye) (para) koymak. * {on} (umudu, geleceği, hayatı) (birine, bir şeye) bağlamak.
stake kazık; kazığa bağlayıp yakarak öldürme; kumarda or

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
stake one's hopes on
  • {V} umut: umudunu bağlamak
drive in a stake
  • {V} kazık çakmak
have a stake in
  • {V} çıkarı olmak, menfaati olmak
perish at the stake
  • {V} diri diri yakılmak, direğe bağlanıp yakılmak
stake a claim
  • {V} iddiayı desteklemek
stake in
  • {V} kontrol altında tutmak, gözünü ayırmamak
stake net
  • {N} dalyan, kazıklı balık ağı
stake off
  • {V} kazıklarla belirlemek, sınırını belirlemek
stake out
  • {V} kazıklarla belirlemek, sınırını belirlemek, kontrol altında tutmak
stake out a claim
  • {V} sahip çıkmak, hak iddia etmek
at stake
1. ortada.
lose one´s stake (kumarda) koyduğu parayı kaybetmek.
stake out
1. belirle.
What´s at stake? Bu işten ne kazanırız?/Bu işte ne kaybederiz?
lose one's stake * (kumarda) koyduğu parayı kaybetmek.
What's at stake? * Bu işten ne kazanırız?/Bu işte ne kaybederiz?
stake out belirle
drive in a stake kazık çakmak f.
have a stake in çıkarı olmak, menfaati olmak f.
perish at the stake diri diri yakılmak, direğe bağlanıp yakılmak f.