• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
things {ɵıŋz}
  • {N} giysi: giysiler, iş: işler, eşya: eşyalar, palto, şapka
things
1. şey. eşya. konu. yaratık. kimse.
2. iş/malzeme/şey.
3. eşya. gidişat. durum. vaziyet. işler.
things
1. iş/malzeme/şey.
2. eşya. gidişat. durum. vaziyet. işler.
things * eşya * gidişat, durum, vaziyet, işler
things eşya

English » Turkish Indirect results Top
among other things
  • {ADV} bu arada
My baggage is broken, and some things are missing.
  • {PHR} bagaj: Bagajım kırılmış ve bazı şeyler eksik.
carry things too far
  • {V} abartmak
get things done
  • {V} becermek, başarmak, halletmek
let things drift
  • {V} oluruna bırakmak
send things flying
  • {ID} darmadağın etmek, ortalığı birbirine katmak
make things hum
  • {V} harıl harıl çalıştırmak, hareketlendirmek, çalıştırmak
What other interesting things are there to see?
  • {PHR} çekici: Başka ilgi çekici neler var?
mess things up
  • {ID} berbat etmek, yüzüne gözüne bulaştırmak
see things through rose spectacles
  • {ID} pembe: hayatı toz pembe görmek, pembe: toz pembe gözlüklerle bakmak
let things slide
  • {V} oluruna bırakmak, akışına bırakmak, sermek, ihmal etmek, ilgilenmemek
spoil things
  • {ID} pişmiş aşa su katmak
spoil things
  • {ID} içine etmek
sl.
get things square
  • {V} iş: işleri yoluna koymak, düzenlemek
My suitcase is broken, and some things are missing.
  • {PHR} valiz: Valizim kırılmış ve bazı şeyler eksik.
dumb things
  • {N} hayvanlar
These aren't my things.
  • {PHR} eşya: Bunlar benim eşyalarım değil.
things to do
  • {N}
various things
  • {N} öteberi
all things considered her şey göz önüne alınırsa.

Turkish » English Indirect results Top
bagajım kırılmış ve bazı şeyler eksik. (and some things are missing.) My baggage is broken