• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
toll Hear! {təʋl}
  • {N} çan sesi, saat: saatin çalması, geçiş parası (köprü vs.), yol parası, yer parası, telefon ücreti, pay, değirmen hakkı
  • {V} çalmak, çan çalmak, gong çalmak
toll f.

i. çanı ağır ağır çalmak; (saat) çalmak; çan çalarak çağırmak; avı cezbedecek hareketler yapmak; cenaze çanı çalınmak;

i. ağır çan sesi.
toll i. resim; köprü veya yol parası, geçiş vergisi; geçiş resmi; duhuliye resmi, giriş vergisi, oktruva; geçiş parası alma hakkı; değirmen payı veya hakkı; şehirlerarası telefon ücreti; zorla alma. death toll ölü sayısı. toll bridge geçiş ücreti alınan köprü. toll call şehirlerarası telefon konuşması. toll collector köprü geçiş ücretini toplayan kimse. toll line şehirlerarası telefon hattı. toll road geçiş ücreti alınan yol. The fire took a heavy toll Yangın çok sayıda can ve mal kaybına sebep oldu. The three recent deaths in his family took a heavy toll on him. Ailesindeki üç ölüm ona darbe gibi indi.
toll f. (çan) ağır ağır çalmak; (çanı) ağır ağır çalmak.
toll i.
1. geçiş ücreti: The toll for this bridge is five hundred thousand liras. Bu köprünün geçiş ücreti beş yüz bin lira.
2. şehirlerarası/milletlerarası telefon ücreti.

English » Turkish Indirect results Top
bridge toll
  • {N} köprü geçiş ücreti
toll-free call
  • {N} arama: ücretsiz arama
death toll {'deɵtəʋl}
  • {N} ölenlerin sayısı
toll-free number
  • {N} numara: ücretsiz telefon numarası
toll parking
  • {N} park: ücretli park yeri
toll road {'təʋlrəʋd}
  • {N} yol: paralı yol
take a toll of ten lines
  • {V} on kişinin canına mâlolmak
take it's toll of
  • {V} payını almak
the toll of the road
  • {N} trafik kazalarındaki ölü sayısı
toll bar {'təʋlbɑ:r}
  • {N} turnike, paralı geçiş yeri
toll call
  • {N} şehirlerarası arama
toll gate {'təʋl,geıt}
  • {N} turnike, paralı geçiş yeri
death toll ölü sayısı.
take a heavy toll (of) (bir şey) (-e) çok zarar vermek; büyük bir kayba sebep olmak: This last campaign´s taken a heavy toll of our men. Bu son seferde çok adam kaybettik.
take it´s toll on s.o. birine zarar vermek.
toll call ücrete tabi konuşma.
toll free number ücretsiz hatlar
toll office kentlerarası santral
Toll Prefixes Uzun Mesafe Önekleri
toll road paralı yol.