• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
waiting {'weıtıŋ}
  • {A} ihtiyatlı, temkinli, bekleme
  • {N} bekleme, bekleyiş, refakât, eşlik
Waiting Bekliyor
waiting n.bekleme:v.bekle:prep.bekleyerek
waiting n.bekleme:v.bekle:prep.bekleyerek
Waiting Bekleme

English » Turkish Indirect results Top
lady-in-waiting Hear! {,leıdıın'weıtıŋ}
  • {N} nedime
waiting list
  • {N} liste: bekleme listesi
Would you like me to put you on our waiting list?
  • {PHR} liste: Sizi bekleme listesine kayıt etmemi ister misiniz?
I am sorry to have kept you waiting.
  • {PHR} bekletmek: Sizi beklettiğim için özür dilerim.
I'm still waiting for the breakfast I ordered.
  • {PHR} beklemek: Hala sipariş ettiğim kahvaltıyı bekliyorum.
keep smb. waiting
  • {V} bekletmek, birini bekletmek
in waiting
  • {A} hazır bekleyen, eşlik eden, refakât eden
waiting girl
  • {N} hizmetçi, hizmetçi kız
waiting maid
  • {N} hizmetçi
waiting room {'weıtıŋ,ru:m}
  • {N} bekleme salonu, bekleme odası
keep s.o. waiting birini bekletmek.
keep s.o. waiting birini bekletmek.
lady in waiting kraliçenin/prensesin nedimesi.
Timed out waiting for response Yanıt beklerken süre doldu
waiting list yedek liste, bekleyenler listesi.
waiting room bekleme odası/salonu.
keep someone waiting * birini bekletmek.
lady in waiting * kraliçe veya prensesin nedimesi.
waiting list * yedek liste, bekleyenler listesi.
waiting room * bekleme odası/salonu.