Türkçe » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| kel |
- {A} bald, hairless, scabby
- {N} baldhead, baldpate, coot
|
|
|
|
| kel |
1. bald. 2. favus, ringworm (especially on the scalp). 3. bald spot. 4. bare, denuded (of leaves or vegetation).
kel başa şimşir tarak. colloq. In these circumstances this expensive thing is completely out of place.
keli görünmek/açılmak for a fault in someone to become evident.
kelin ilacı olsa başına sürer./
kel ilaç bilse kendi başına sürer. proverb You shouldn´t seek help from someone who has the same problem you do.
kel kâhya person who´s good at nothing but interfering.
keli kızmak (for a calm person) to lose his temper.
keli körü toplamak to assemble a band of incompetents.
kelden köseye yardım. colloq. It´s a case of the blind leading the blind.
kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür badem gözlü olur. proverb What was ugly or worthless seems beautiful or valuable once it has been lost. |
|
| kel |
* bald.
* favus, ringworm (especially on the scalp).
* bald spot.
* bare, denuded (of leaves/vegetation). |
|
| kel |
bald |
|
| kel |
bald |
|
|
Türkçe » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| kel |
Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık * Bu hastalığa
tutularak saçı dökülmüş olan (kimse) * Kalıtıma bağlı olarak veya yaşlılık sebebiyle saçları dokülmüş olan * (doğa
için) Çıplak * (bitki için) Gelişmemiş, cılız * İçinde az eşya bulunan |
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|