Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
| FELAH |
f. Başlangıç, mebde'. İbtida. |
|
|
|
| FELÂH |
Selâmet. Saadet. Kurtuluş. Hayır ve ni'metlerde refah, rahatta dâim olmak. Fevz ve zafer. Necat ve beka. *
Sahur yemeği. * Şakketmek. |
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| FELÂH-I VATAN |
Vatanın kurtuluşu. Vatanın selâmeti. * Tar: 10 Şubat 1920'de İstanbul Mebuslar Meclisi'nde teşekkül etmiş
olan bir grup. |
|
| FELAH-YAB |
f. Kurtulan, kurtuluşa eren, felah bulan. |
|
| HAYYE-ALEL-FELAH |
Felaha gelin. Toplanın hayır ve ni'metlere, ebedi selâmete... Allah huzuruna gel. Refah ve itmi'nana mucib
olacak namaza yetiş. (Bak: Felah) |
|
|
|