| ATEŞ-ZEDE |
f. Yakılmış, yakılan. |
|
| BELA-ZEDE |
f. Belaya uğramış, başına musibet gelmiş olan. |
|
| BERHEM-ZEDE |
f. Karmakarışık, altı üstüne getirilmiş. |
|
| ELEM-ZEDE |
f. Acılı. Kederli. Dertli. |
|
| GAMM-ZEDE |
f. Kederli, hüzünlü, gamlı, tasalı. |
|
| GURBET-ZEDE |
f. Memleketinden başka yerde bulunan, gurbete düşmüş olan. |
|
| HARÎK-ZEDE |
(C.: Harikzedegân) f. Yangından zarar görmüş kişi. Evi ve eşyaları yanmış kimse. |
|
| HASRET-ZEDE |
(C.: Hasret-zedegân) f. Hasrete düşmüş, hasrete uğramış. |
|
| HAYBET-ZEDE |
f. Sıkıntıya uğrayan, kedere düşen, kederli olan. |
|
| HAYRET-ZEDE |
f. Hayrete düşmüş ve şaşırmış olan. |
|
| HİCRAN-ZEDE |
Ayrılmış, üzüntülü, hicrâna uğramış. |
|
| KAZA-ZEDE |
Kazaya uğramış, başına felâket gelmiş. |
|
| MUSİBET-ZEDE |
Belâya uğrayan. Hastalık veya başka musibete uğrayan.(İmanla insanın kalbinde öyle bir kuvve-i mâneviye
husule gelir ki, insan o kuvvet ile her musibete, her hâdiseye karşı mukavemet edebilir! İ.İ.) |
|
| PA-ZEDE |
(Bak: Pâyzede) |
|
| SAİKA-ZEDE |
f. Yıldırım çarpmış. |
|
| TEB-ZEDE |
(C.: Teb-zedegân) f. Sıtmaya tutulmuş. |
|