• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Osmanlıca » Türkçe Yukarı
ZEDE (Zed) f. Birleşik kelimeler yapılarak, "vurulmuş, çarpılmış, tutulmuş" manalarına gelir. Meselâ: Musibet-zede $ : Musibete uğramış.

Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
ATEŞ-ZEDE f. Yakılmış, yakılan.
BELA-ZEDE f. Belaya uğramış, başına musibet gelmiş olan.
BERHEM-ZEDE f. Karmakarışık, altı üstüne getirilmiş.
ELEM-ZEDE f. Acılı. Kederli. Dertli.
GAMM-ZEDE f. Kederli, hüzünlü, gamlı, tasalı.
GURBET-ZEDE f. Memleketinden başka yerde bulunan, gurbete düşmüş olan.
HARÎK-ZEDE (C.: Harikzedegân) f. Yangından zarar görmüş kişi. Evi ve eşyaları yanmış kimse.
HASRET-ZEDE (C.: Hasret-zedegân) f. Hasrete düşmüş, hasrete uğramış.
HAYBET-ZEDE f. Sıkıntıya uğrayan, kedere düşen, kederli olan.
HAYRET-ZEDE f. Hayrete düşmüş ve şaşırmış olan.
HİCRAN-ZEDE Ayrılmış, üzüntülü, hicrâna uğramış.
KAZA-ZEDE Kazaya uğramış, başına felâket gelmiş.
MUSİBET-ZEDE Belâya uğrayan. Hastalık veya başka musibete uğrayan.(İmanla insanın kalbinde öyle bir kuvve-i mâneviye husule gelir ki, insan o kuvvet ile her musibete, her hâdiseye karşı mukavemet edebilir! İ.İ.)
PA-ZEDE (Bak: Pâyzede)
SAİKA-ZEDE f. Yıldırım çarpmış.
TEB-ZEDE (C.: Teb-zedegân) f. Sıtmaya tutulmuş.