• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Ottoman » Turkish Top
PARE f. Cüz, parça. Kesinti. * Para. Kuruşun kırkta biri. * Kur'an-ı Kerim'in otuz kısmından bir kısmı, bir cüz'ü. * Sayı, bölük. * "Parça" mânâsına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Meh-pâre $ : Ay parçası. * Güzel. Yek-pâre $ : Tek parça, bir parça.

Ottoman » Turkish Indirect results Top
ATEŞ-PARE f. Ateş parçası. Ateş gibi. * Mc: Çok zeki, çok akıllı. * Durup dinlenmeyen.
CİĞER-PÂRE f. Sevgili yavru, evlâd.
ELMAS-PARE Elmas parçası. * Mc: Çok güzel.
GÜHER-PARE f. Mücevher parçası.
HAŞEB-PARE f. Tahta parçası. Yonga.
HAZEF-PARE f. Çanak çömlek parçası, kırığı.
HEYZÜM-PÂRE f. Odun parçası.
KAVS-PARE f. Küçük yay, küçük kavs.
NEMED-PÂRE f. Keçe parçası.
PARE-DUZ f. Eskici, yamacı.
PARE-PARE f. Parça parça.
ŞAHM-PARE f. İç yağın bir parçası. Bir kısım iç yağı.
ŞEMS-PARE f. Güneş parçası. * Mc: Çok parlak.