• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Turkish » English Top
Sürekli acı var.
  • {PHR} hurt: It hurts constantly.
sürekli acı var. It hurts constantly.

Turkish » English Indirect results Top
sürekli değişmeler
  • {N} change: chops and changes
hücre metabolizmasında sürekli değişme
  • {N} engram
kutuplarda sürekli donmuş toprak
  • {N} permafrost
sürekli
  • {A} continuous, lasting, constant, steady, enduring, permanent, standing, abiding, assiduous, chronic, consistent, continual, durable, habitual, hourly, imprescriptible, incessant, invariable, perennial, perpetual, persistent, running, secular, settled, sustained, unabating, unceasing, unremitting
  • {ADV} consistently, nonstop, everlastingly
sürekli ateş etmek
  • {V} blaze away
sürekli biçimde
  • {ADV} permanently
sürekli boya
  • {N} permanent tint
sürekli değişen
  • {A} kaleidoscopic
sürekli değişen manzara
  • {N} kaleidoscope
sürekli endişe
  • {N} obsession
sürekli iş
  • {N} permanent situation
sürekli iş değiştiren kimse
  • {N} floater
sürekli karla kaplı alan
  • {N} snowfield
sürekli kendinden söz eden
  • {A} egotistical
sürekli kendinden söz eden kimse
  • {N} egotist
sürekli kontrol altında
  • {ADV} leading: in leading reins, leading: in leading strings
sürekli müşteri
  • {N} patron
sürekli olarak
  • {ADV} continuously, continually, evermore, incessantly, invariably, on, ordinary: in ordinary
sürekli rahatsız eden
  • {A} besetting, shrill
sürekli şey
  • {N} permanency