• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Osmanlıca » Türkçe Yukarı
CEFA-PİŞE f. Gaddar, cebbar, zâlim. * Sevgili, mâşuk, sevilen.

Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
CEFA Eziyet. Sıkıntı. Zulüm. * Bir şey yerinde durmayıp bir tarafa ayrılmak.
CEFA ENDER CEFA Cefa içinde cefa. Azab içinde azab veya ayrılık.
CEFA-DİDE f. Cefa çekmiş, cefa görmüş.
CEFA-KEŞ f. Eziyete dayanan, cefa çeken, acıya katlanan.
FAKR-PİŞE f. Fakirliğe alışmış, fakirlik içinde, muhtaçlık içinde.
HÂRİKA-PİŞE f. Hârikalı. Hârika işler yapan.
NEBERD-PİŞE f. Harb etmeyi sanat edinmiş kimse. Savaşçı.
PİSE f. Saksağan. * Alaca renk.
PİŞE f. İş, kâr. Meşguliyet. * Alışkanlık, huy, âdet. * Meslek, san'at. * "Huy edinmiş, alışmış" anlamlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Hasenât-pişe $ : İyi şeyleri âdet edinmiş olan.
SAHİR-PİŞE f. Sihirbazlığı meslek edinmiş olan.
ŞEYTANÎ PİŞE f. Şeytanın yolu. Şeytana ait meşguliyet.