| einbrechen |
- {V} yarılmak, zorla girmek, içine düşmek, yenilgiye uğramak
|
|
|
|
| einbrechen |
zorla girmek, hırsızlık için girmek; istila etmek; (gece, kış) olmak, bastırmak, çatmak; çökmek |
|
| einbrechen |
{'aynbrehın} zorla girmek istila etmek, basmak; ansızın çökmek; hırsızlık için girmek. |
|
| einbrechen |
ansızın çökmek |
|
| einbrechen |
basmak |
|
|