İngilizce » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| beach |
{bi:tʃ}
- {N} sahil, kumsal, plaj
- {V} sahile çekmek, karaya çekmek
|
|
|
|
| beach |
i. kumsal, plaj; kıyı, sahil. |
|
| beach |
i.
f. kumsal, plaj, sahil;
f. den karaya çekmek, sahile çekmek (gemiyi). beach buggy A.B.D. kum üzerinde sürülmeye elverişli çok büyük lastikli spor araba. beachcomber
i. hayatını sahillerden topladığı enkaz ile kazanan kimse; okyanustan sahile vuran büyük dalga. beach flea kumsallarda rastlanan birkaç çeşit sıçrayan yengeç cinsi küçük hayvan. beachhead
i. ask. çıkarma yapılan sahil. beach wagon A.B.D., bak. station wagon on the beach işsiz; karada vazifeli (denizci); kızağa çekilmiş. |
|
| beach |
sahil |
|
| beach |
beach
biç
İsim
* kumsal, plaj; kıyı, sahil. |
|
|
İngilizce » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| Beach |
Pebbles, collectively; shingle. |
n. |
| Beach |
The shore of the sea, or of a lake, which is washed by the waves; especially, a sandy or pebbly shore; the strand. |
n. |
| Beach |
To run or drive (as a vessel or a boat) upon a beach; to strand; as, to beach a ship. |
v. t. |
|
İngilizce » Rusça  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| beach |
{bi:tʃ}
- {N} отлогий морской берег, взморье (N), пляж (M), берег моря, отмель (F), галька (F)
- {V} вытаскивать на берег, сажать на мель
|
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|