İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| beach |
{bi:tʃ}
- {N} sahil, kumsal, plaj
- {V} sahile çekmek, karaya çekmek
|
|
|
|
| beach |
i. kumsal, plaj; kıyı, sahil. |
|
| beach |
i.
f. kumsal, plaj, sahil;
f. den karaya çekmek, sahile çekmek (gemiyi). beach buggy A.B.D. kum üzerinde sürülmeye elverişli çok büyük lastikli spor araba. beachcomber
i. hayatını sahillerden topladığı enkaz ile kazanan kimse; okyanustan sahile vuran büyük dalga. beach flea kumsallarda rastlanan birkaç çeşit sıçrayan yengeç cinsi küçük hayvan. beachhead
i. ask. çıkarma yapılan sahil. beach wagon A.B.D., bak. station wagon on the beach işsiz; karada vazifeli (denizci); kızağa çekilmiş. |
|
| beach |
sahil |
|
| beach |
beach
biç
İsim
* kumsal, plaj; kıyı, sahil. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| bathing beach |
|
|
| How can I get to the beach from here? |
- {PHR} kumsal: Buradan kumsala nasıl gidebilirim?
|
|
| beach ball |
{'bi:tʃ,bɔ:l}
|
|
| beach buggy |
- {N} kum arabası, plaj arabası
|
|
| beach volley |
|
|
| beach wear |
{'bi:tʃ,weər}
|
|
| nudist beach |
|
|
| Is the beach pebbly or sandy? |
- {PHR} taşlık: Kumsal taşlık mı kum mu?
|
|
| Which is the shortest way to the beach? |
- {PHR} yol: Sahile en kısa yoldan nasıl giderim?
|
|
| Will you show me the way to the beach? |
- {PHR} taraf: Kumsala nasıl gideceğimi taraf eder misiniz?
|
|
| beach buggy |
plaj arabası. |
|
| beach erosion |
kıyı erozyonu |
|
| beach buggy |
* plaj arabası. |
|
| beach erosion |
kumsal erozyonu |
|
| beach towel |
plaj havlusu |
|
| beach erosion |
kıyı erozyonu |
|
| bathing beach |
plaj |
i. |
| beach ball |
plaj topu |
|
| beach buggy |
kum arabası, plaj arabası |
i. |
| beach volley |
plaj voleybolu |
i. |
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| palm beach |
1. a resort town in southeast Florida on an island on the Atlantic coast. |
|
|
|