• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
alive Dinle! {ə'laıv}
  • {A} canlı, sağ, hayatta, yaşayan, diri, hayat dolu, farkında, elektrik yüklü
alive s. sağ, canlı, hayatta, diri; şevkli, sevinçli, faal; heyecanlı; hassas, haberdar, uyanık, farkında. alive with bees arı dolu. Man alive I argo Hey mübarek I
alive s. sağ, canlı, hayatta, diri.
alive a.live ılayv' Sıfat * sağ, canlı, hayatta, diri.
alive sağ, canlı, hayatta, diri; şevkli, sevinçli, faal;

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
keep alive
  • {V} yaşatmak, canlı tutmak, hayatta kalmak
look alive!
  • {INTRJ} canlan!, sallanma!, çabuk ol!
alive and kicking
  • {A} eli ayağı tutan, hayat dolu, hareketli
alive with
  • {A} dolu, kaynayan
dead alive {,dedə'laıv}
  • {A} sıkıcı, ruhsuz
man alive!
  • {INTRJ} yahu!, be adam!
be alive to -in farkında olmak.
be alive with kaynamak, çok miktarda bulunmak.
It´s a wonder she´s still alive. Onun hayatta kalması bir mucize.
look alive acele etmek.
Man alive! Yahu!/Be adam!
be alive to * -in farkında olmak.
be alive with * kaynamak, çok miktarda bulunmak.
It's a wonder she's still alive. * Onun hayatta kalması bir mucize.
look alive * acele etmek.
Man alive! * Yahu!/Be adam!
alive to e hassas
keep alive arc canlı tutma arkı
keep alive circuit canlı tutma devresi
alive and kicking eli ayağı tutan, hayat dolu, hareketli