İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| brain |
{breın}
- {N} beyin, zekâ, akıl, kafalı kimse, zeki kimse
- {V} kafa yarmak, beynini patlatmak
|
|
|
|
| brain |
f. kafasını yarmak, beynini patlatmak. |
|
| brain |
i. beyin dimağ; çoğ. kavrayış, zeka, akıl, zihin, kafa. brain child k.dili fikri eser, buluş. brain fever beyin humması. brainpan
i. kafatası. brainsick
s. deli, akıl hastası. brainstorm
i. ani ve şiddetli gelen cinnet krizi; k.dili ani gelen ilham. brain trust bir grup danışman. brainwash
f. beyin yıkamak. brain wave biyol. beyin akımı; k.dili birdenbire akla gelen parlak fikir. beat ones brain kafa yormak, kafa patlatmak. brainless
s. akılsız, kuş beyinli. brainy
s. k.dili kafalı, zeki. |
|
| brain |
i. beyin.
f. kafasına ağır bir darbe indirmek. |
|
| brain |
brain
breyn
İsim
* beyin.
Fiil
* kafasına ağır bir darbe indirmek. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| addle-brain |
{'ædəl,breın}
- {N} beyinsiz, kuş beyinli
|
|
| concussion of the brain |
|
|
| brain drain |
{'breındreın}
|
|
| brain trust |
- {N} danışman grubu, soruları cevaplayan uzmanlar grubu
|
|
| brain truster |
|
|
| brain twister |
|
|
| brain wave |
{'breınweıv}
- {N} dahiyane buluş, parlak fikir, beyin akımı
|
|
| feather-brain |
{'feðər,breın}
|
|
| softening of the brain |
- {N} beyin zarının yumuşaması, beyin sulanması
|
|
| suck smb.'s brain |
- {ID} ağzını aramak, bilgi almaya çalışmak
|
|
| brain teaser |
{breın'ti:zər}
|
|
| What type of brain teasers do you have? |
- {PHR} oyun: Ne tür zeka oyunlarınız var?
|
|
| blood brain barrier |
kan beyin bariyeri |
|
| brain abscess |
beyin apsesi |
|
| brain drain |
beyin göçü |
|
| brain mantle |
beyin korteksi |
|
| brain stem |
beyin sapı |
|
| brain trust |
bir grup danışman. |
|
| brain wave |
k. dili aniden gelen parlak fikir. |
|
| have s.t. on the brain |
k. dili bir şeyi kafasına takmak. |
|
|
|