İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| chin |
{tʃın}
- {N} çene, çene hizası
- {V} konuşmak, çene hizasına getirmek, çenenin altına sıkıştırmak
|
|
|
|
| chin |
i.
f. çene;
f. jimnastikte çeneyi çubuğun hizasına getirmek; (k.dili). konuşmak; (k.dili). çene hizasına kaldırmak, boynunun arasına sıkıştırmak (keman). |
|
| chin |
i. anat. çene. |
|
| chin |
çene |
|
| chin |
chin
çîn
İsim
* çene. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| retreating chin |
- {N} çene: içeri çökük çene, çene: basık çene
|
|
| take it on the chin |
|
|
| up to the chin |
|
|
| chin-chin! |
{,tʃın'tʃın}
- {INTRJ} sağlığımıza!, şerefe!, selam!, merhaba!
|
|
| chin oneself up |
- {V} kollarıyla kendini yukarıya çekmek [jim.]
|
|
| chin strap |
|
|
| chin up! |
- {INTRJ} korkma!, metin ol!, cesaretle karşıla!
|
|
| double chin |
{,dʌbəl'tʃın}
- {N} çifte gerdan, katlı gerdan
|
|
| cap u chin |
i. Fransiskan rahibi; (kh). kukuleteli kadın pelerini; Orta ve Güney Amerikaya mahsus uzun kuyruklu maymun. |
|
| double chin |
(insanda) gerdan: She´s developing a double chin. Gerdanı çıkmaya başladı. |
|
| cap u chin |
Fransiskan rahibi; (kh) kukuleteli kadın pelerini; |
|
| chin chin |
sağlığımıza, şerefe, selam, merhaba |
|
| chin oneself up |
kollarıyla kendini yukarıya çekmek [jim.] |
f. |
| chin strap |
çene kayışı |
i. |
| chin up |
korkma, metin ol, cesaretle karşıla |
|
| double chin |
çifte gerdan, katlı gerdan |
|
| retreating chin |
içeri çökük çene, basık çene |
|
| take it on the chin |
metânetle karşılamak |
f. |
| up to the chin |
boğazına kadar |
|
|
|