• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
close-range
  • {A} yakın mesafede, yakın

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
close an account
  • {V} hesap: hesabı kapatmak
artillery range
  • {N} atış alanı
audio range
  • {N} akustik frekans gamı
cattle range
  • {N} otlak
play cards close to one's chest
  • {ID} çıkarı için gizlice hareket etmek, kozunu sona saklamak
play close to one's chest
  • {ID} sinsice hareket etmek, çıkarı için gizlice hareket etmek, kozunu sona saklamak
close Dinle! {kləʋs}
  • {A} yanaşık, kapalı, içli dışlı, ketum, sıkı fıkı, saklı, sık, mahrem, cimri, kıt, yakın, bitişik, sıkı, amansız, detaylı, bunaltıcı, son
  • {ADV} yakın, yakından, sıkışık durumda
close Dinle! {kləʋz}
  • {N} bağlantılı, göğüs göğüse kavga, avlu (okul, kilise), geçit, son, sonuç, son söz, kadans
  • {V} kapamak, kapatmak, bitirmek, kesmek, örtmek, son vermek, kilitlemek, sürgülemek, yaklaşmak, anlaşmak, uzlaşmak
be very close with
  • {V} samimi olmak
come close to
  • {V} yaklaşmak, gibi olmak
Is it close enough to walk?
  • {PHR} yanında: Yürüyüş yanında mı?
keep close
  • {V} yakın durmak
keep oneself close
  • {V} sallanmak, ihtiyatlı davranmak, ortaya çıkmamak
press smb. close
  • {V} üstüne varmak, sıkıştırmak, baskı altında tutmak
run smb. close
  • {V} yetişmek, boy ölçüşebilmek
that was close!
  • {INTRJ} eli kulağında!, oldu olacak!
What time does the museum close?
  • {PHR} kapamak: Müze saat kaçta kapanıyor?
When do you close?
  • {PHR} kapamak: Saat kaçta kapıyorsunuz?
close at hand
  • {ADV} yanıbaşında, çok yaklaşan
close-bodied
  • {A} dar, sıkı, vücuda yapışan

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
come close
1. nearly do something; "She came close to quitting her job".
2. nearly do something; "She came close to quitting her job". . be close or similar; "Her results approximate my own".