| close an account |
- {V} hesap: hesabı kapatmak
|
|
| artillery range |
|
|
| audio range |
|
|
| cattle range |
|
|
| play cards close to one's chest |
- {ID} çıkarı için gizlice hareket etmek, kozunu sona saklamak
|
|
| play close to one's chest |
- {ID} sinsice hareket etmek, çıkarı için gizlice hareket etmek, kozunu sona saklamak
|
|
| close |
{kləʋs}
- {A} yanaşık, kapalı, içli dışlı, ketum, sıkı fıkı, saklı, sık, mahrem, cimri, kıt, yakın, bitişik, sıkı, amansız, detaylı, bunaltıcı, son
- {ADV} yakın, yakından, sıkışık durumda
|
|
| close |
{kləʋz}
- {N} bağlantılı, göğüs göğüse kavga, avlu (okul, kilise), geçit, son, sonuç, son söz, kadans
- {V} kapamak, kapatmak, bitirmek, kesmek, örtmek, son vermek, kilitlemek, sürgülemek, yaklaşmak, anlaşmak, uzlaşmak
|
|
| be very close with |
|
|
| come close to |
- {V} yaklaşmak, gibi olmak
|
|
| Is it close enough to walk? |
- {PHR} yanında: Yürüyüş yanında mı?
|
|
| keep close |
|
|
| keep oneself close |
- {V} sallanmak, ihtiyatlı davranmak, ortaya çıkmamak
|
|
| press smb. close |
- {V} üstüne varmak, sıkıştırmak, baskı altında tutmak
|
|
| run smb. close |
- {V} yetişmek, boy ölçüşebilmek
|
|
| that was close! |
- {INTRJ} eli kulağında!, oldu olacak!
|
|
| What time does the museum close? |
- {PHR} kapamak: Müze saat kaçta kapanıyor?
|
|
| When do you close? |
- {PHR} kapamak: Saat kaçta kapıyorsunuz?
|
|
| close at hand |
- {ADV} yanıbaşında, çok yaklaşan
|
|
| close-bodied |
- {A} dar, sıkı, vücuda yapışan
|
|
|