• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
crisp Hear! {krısp}
  • {A} gevrek, çıtır çıtır, kırışık, kıtır kıtır, kıvırcık, taze, gıcır gıcır, canlı, zindeleştiren
  • {V} gevrekleştirmek, kıvırmak, dalgalandırmak, gevrekleşmek, kıvrılmak
crisp s.

f. gevrek; kesin, kati; uyanık; temiz, bakımlı, düzenli; serin canlandırıcı (hava); kırışık, buruşuk, kıvırcık;

f. gevremek, gevretmek; kısmen yakmak. burned to a crisp yanıp kül olmuş. crispy

s. kıvırcık: gevrek.
crisp s.
1. gevrek.
2. taptaze ve sulu (meyve/sebze).
3. kuru ve soğuk (hava).
4. çabuk ve kendinden emin.

i. İng. (bir parça) cips.

f. gevrekleşmek, gevremek; gevretmek.
crisp crisp krîsp Sıfat * gevrek. * taptaze ve sulu (meyve, sebze). * kuru ve soğuk (hava). * çabuk ve kendinden emin. Fiil * gevrekleşmek, gevremek; gevretmek.
crisp gevrek; kesin, kati; uyanık; temiz, bakımlı, düzen

English » Turkish Indirect results Top
crisp toasts
  • {N} tost: kıtır tost
burned to a crisp yanıp kül olmuş.
burned to a crisp * yanıp kül olmuş.
crisp toasts kıtır tost i.