• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
essential Hear! {ə'senʃəl}
  • {A} köklü, esaslı, başlıca, gerekli, zorunlu, esans türünden
  • {N} asıl gerekli şey, esas özellik, esas olan şey
essential (s.), (i.) temelli, köklü, asli, esaslı, gerçek, temel, hakiki; önemli, elzem; ruh veya ıtır türünden; (i.) gerekli olan şey, esas. essential character esas mahiyet, asıl sıfat. essential mineral bir kayadaki esas maden essential oil bitkilerden elde edilen uçucu yağ essentially (z.) esasen,esas itibarıyla, zaten, aslında. -est sonek bir veya iki heceli sıfatların enüstünluk derecesini belirten ek.
essential s.
1. asıl, esas, temel, ana.
2. gerekli, zaruri.

i. esas, temel.
essential es.sen.tial îsen'şıl Sıfat * asıl, esas, temel, ana. * gerekli, zaruri. İsim * esas, temel.
essential temelli, köklü, asli, esaslı, gerçek, temel, hakik

English » Turkish Indirect results Top
be essential
  • {V} gerekmek
essential oil
  • {N} esans, öz, ruh
essential albuminuria esansiyel albuminüri
essential amino acid esansiyel aminoasit
essential anemia idiopatik anemi
essential oil bitkilerden elde edilen uçucu yağ
essential to e gerekli
essential albuminuria esansiyel albuminüri
essential amino acid esansiyel aminoasit
essential anemia idiopatik anemi
be essential gerekmek f.
essential oil esans, öz, ruh i.
essential albuminuria esansiyel albuminüri [med.]
essential amino acid esansiyel aminoasit [med.]
essential anemia idiopatik anemi [med.]