İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| glare |
{gleər}
- {A} parlak ve şeffaf, pürüzsüz
- {N} göz kamaştırıcı ışık, parıltı, göze batan şey, düşmanca bakış, kötü bakış, parlak ve şeffaf yüzey
- {V} parlamak, göz kamaştırmak, göze batmak, dik dik bakmak, kötü kötü bakmak
|
|
|
|
| glare |
f.
i.
s. göz kamaştıracak surette parlamak; çok parlak olmak (renk); göze çarpmak; yiyecekmiş gibi bakmak, dik dik bakmak; ateş püsküren gözlerle bakmak, dik dik bakış fırlatmak;
i.göz kamaştırıcı ışık, parıltı; sahte ihtişam; keskin ve düşmanca bakış;
s. düz, parlak, şeffaf. glare ice düz ve parlak buz. |
|
| glare |
f. 1. göz kamaştıracak bir şekilde parlamak. 2. at -e ters ters bakmak.
i. 1. göz kamaştırıcı parıltı. 2. ters bakış. |
|
| glare |
glare
gler
Fiil
* göz kamaştıracak bir şekilde parlamak.
* {at} -e ters ters bakmak.
İsim
* göz kamaştırıcı parıltı.
* ters bakış. |
|
| glare |
göz kamaştıracak surette parlamak; çok parlak olma |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| glare at |
- {V} sert sert bakmak, yiyecekmiş gibi bakmak
|
|
| non glare |
mat |
|
| glare at |
sert sert bakmak, yiyecekmiş gibi bakmak |
|
| non glare |
mat |
|
|
|