İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| hoot |
{hu:t}
- {N} baykuş sesi, yuh, yuhalama, korna sesi, düdük sesi, siren
- {V} ötmek (baykuş), yuhalamak, çalmak, korna çalmak, bağırmak
|
|
|
|
| hoot |
f.
i. ötmek (baykuş), baykuş gibi ötmek; yuha çekmek;
i. baykuş sesi; bağırma; yuhalama; İng., argo güldürücü şey. hoot owl baykuş. not worth a hoot k.dili beş para etmez. hooter
i. fabrika düdüğü. |
|
| hoot |
f. 1. (baykuş) ötmek. 2. (korna, vapur/tren/sis düdüğü) ötmek, çalmak. 3. kah kah gülmek.
i. 1. (baykuş, korna, vapur/tren/sis düdüğü için) ötüş. 2. yuhalama. |
|
| hoot |
hoot
hut
Fiil
* (baykuş) ötmek.
* yuhalamak, yuha çekmek.
İsim
* baykuş sesi.
* yuhalama.
British, colloquial
* güldürücü şey. |
|
| hoot |
ötmek (baykuş), baykuş gibi ötmek; yuha çekmek; b |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| I don't give a hoot! |
- {INTRJ} umur: umurumda değil!
|
|
| hoot down |
- {V} yuhalayarak susturmak, yuhalamak
|
|
| hoot off |
- {V} yuhalamak, yuh çekmek
|
|
| hoot out |
- {V} yuhalamak, yuh çekmek
|
|
| hoot of laughter |
kahkaha. |
|
| hoot s.o. down |
birini yuhalayarak susturmak. |
|
| She´s a hoot! |
k. dili Çok matrak biri o. |
|
| hoot owl |
baykuş |
|
| hoot down |
yuhalayarak susturmak, yuhalamak |
|
| hoot off |
yuhalamak, yuh çekmek |
|
| hoot out |
yuhalamak, yuh çekmek |
|
| i don't give a hoot |
umurumda değil |
|
|
|