İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| judge |
{dʒʌdʒ}
- {N} yargıç, hakim, hakem, ekspert, uzman
- {V} hüküm vermek, muhakeme etmek, yargılamak, karara varmak, hakemlik etmek, değerlendirmek, değer biçmek, tahmin etmek, anlam çıkarmak, kanısında olmak
|
|
|
|
| judge |
i. yargıç, hâkim; hakem; aralarında uyuşmazlık olan iki kişinin arasını bulan kimse; bilirkişi; Yahudi tarihinde krallardan önce hüküm süren hâkimlerden biri; b.h., çoğ. Eski Ahitte Hakimler kitabı. judge advocate askeri mahkeme. savcısı. a good judge of horses at uzmanı. judgeship
i. hâkimlik, yargıçlık. |
|
| judge |
f. hükmetmek; hüküm vermek; muhakeme etmek, yargılamak, bir mesele hakkında fikir edinip karar vermek; doğrusunu araştırmak; tenkit etmek; bir davayı çözmek. |
|
| judge |
i. 1. yargıç, hâkim. 2. hakem. 3. bilirkişi.
f. 1. yargılamak. 2. hakemlik etmek. 3. hüküm vermek; hükmetmek. 4. tahmin etmek. |
|
| judge |
judge
c^c
İsim
* yargıç, hâkim.
* hakem.
* bilirkişi.
Fiil
* yargılamak.
* hakemlik etmek.
* hüküm vermek; hükmetmek.
* tahmin etmek. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| challenge a judge for bias |
- {V} taraf tutan yargıca itiraz etmek
|
|
| district judge |
|
|
| become a judge |
|
|
| Muslim judge |
|
|
| judge advocate |
{,dʒʌdʒ'ædvəkət}
|
|
| judge of men |
|
|
| judge-made law |
- {N} hukuk: mahkeme kayıtlarına dayanan hukuk
|
|
| lay judge |
- {N} meslekten olmayan hakim
|
|
| puisne judge |
|
|
| trial judge |
|
|
| be a bad judge of |
-den anlamamak. |
|
| be a good judge of |
-den anlamak, -in ne olduğunu bilmek. |
|
| judge by externals |
görünüşe dayanarak hükme varmak. |
|
| be a bad judge of |
* -den anlamamak. |
|
| be a good judge of |
* -den anlamak, -in ne olduğunu bilmek. |
|
| judge by externals |
* görünüşe dayanarak hükme varmak. |
|
| judge advocate |
askeri mahkeme savcısı |
|
| become a judge |
hakim olmak |
f. |
| challenge a judge for bias |
taraf tutan yargıca itiraz etmek |
f. |
| district judge |
bölge yargıcı |
|
|
|