| ought |
{ɔ:t}
- {ADV} zerre kadar, hiç
- {A} malı: -malı
- {N} yükümlülük, zorunluluk, hiç, sıfır
- {V} meli: -meli, lâzım, gerekli
|
|
|
|
| ought |
i. sıfır, hiç, bak. aught. |
|
| ought |
yardımcı
f. -meli, -malı (Gereklilik ve zorunluluk belirtir.): I ought to go. Gitmeliyim. It ought not to be allowed. Buna izin verilmemeli. You ought to know better. Bu hareketin fena olduğunu bilmeniz gerekir. I ought to have stayed. Kalmalıydım. I ought to go. Gitmeliyim. |
|
| ought |
ought
ôt
auxiliary verb
* -meli, -malı [(Gereklilik ve zorunluluk belirtir.):]
I ought to go.
Gitmeliyim.
It ought not to be allowed.
Buna izin verilmemeli.
You ought to know better.
Bu hareketin fena olduğunu bilmeniz gerekir.
I ought to have gone.
Gitmeliydim. |
|
| ought |
sıfır, hiç, (bak.) aught. |
|
|