| relate |
{rı'leıt}
- {V} bağlı olmak, ilgili olmak, ait olmak, ilişkisi olmak, ilişki kurmak, bağlantı kurmak
|
|
|
|
| relate |
f. anlatmak, söylemek, nakletmek, hikâye etmek; bağlantı kurmak, münasebet tesis etmek; münasebeti olmak; ilgili olmak, bağlı olmak. |
|
| relate |
f. 1. anlatmak, nakletmek. 2. (olaylar/durumlar/insanlar) arasında bağlantı kurmak: I can´t relate those two events. O iki olay arasında bağlantı kuramıyorum. 3. to ile ilgili olmak, ile ilgisi olmak: That doesn´t relate to the matter in hand. Onun konumuzla ilgisi yok. 4. to ile iyi ilişki kurmak: They don´t relate very well to other people. Diğer kişilerle pek iyi ilişkiler kuramıyorlar. 5. to k. dili -i iyi anlamak: I can relate to his art. Onun sanatını iyi anlıyorum. |
|
| relate |
f. anlatmak, söylemek, nakletmek, hikâye etmek; bağlantı kurmak, münasebet tesis etmek; münasebeti olmak; ilgili olmak, bağlı olmak. |
|
| relate |
f. 1. anlatmak, nakletmek. 2. (olaylar/durumlar/insanlar) arasında bağlantı kurmak: I can´t relate those two events. O iki olay arasında bağlantı kuramıyorum. 3. to ile ilgili olmak, ile ilgisi olmak: That doesn´t relate to the matter in hand. Onun konumuzla ilgisi yok. 4. to ile iyi ilişki kurmak: They don´t relate very well to other people. Diğer kişilerle pek iyi ilişkiler kuramıyorlar. 5. to k. dili -i iyi anlamak: I can relate to his art. Onun sanatını iyi anlıyorum. |
|
|