• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
seat Dinle! {si:t}
  • {N} oturuş, oturak, oturacak yer, yer, sandalye, koltuk, mevki, pantolon kıçı, yuva (valf)
  • {V} oturtmak, yerleştirmek, almak (salon), oturağını tamir etmek, oturma yerini onarmak, kıçını tamir etmek (pantolon), yerine oturtmak
seat i.

f. oturulacak yer, iskemle, sandalye; insan kıçı; yer, mahal, mevki, kürsü; merkez, konut; meclis veya borsada üyelik hakkı; oturuş; mak. yatak;

f. oturtmak, yerleştirmek, yerleşmek; oturacak yer temin etmek; oturacak yerini yenilemek. seat of a disease hastalık yeri veya merkezi. keep ones seat oturduğu yerden kalkmamak; millet meclisinde yerini muhafaza etmek. lose ones seat yerini kaybetmek. take a seat oturmak. Be seated. Oturunuz. The hall will seat fifty people. Salon elli kişiliktir.
seat i.
1. oturacak yer, iskemle, sandalye.
2. tiy., sin. koltuk.
3. kıç.
4. pantolon kıçı.
5. koltuk, mevki, makam, yer: He lost his seat in the Grand National Assembly. Büyük Millet Meclisi üyeliğini kaybetti.
6. merkez: Ankara is the seat of Turkey´s national government. Ankara, Türkiye´nin hükümet merkezidir.
7. mak. yatak.

f. oturtmak, yerleştirmek.
seat i.

f. oturulacak yer, iskemle, sandalye; insan kıçı; yer, mahal, mevki, kürsü; merkez, konut; meclis veya borsada üyelik hakkı; oturuş; mak. yatak;

f. oturtmak, yerleştirmek, yerleşmek; oturacak yer temin etmek; oturacak yerini yenilemek. seat of a disease hastalık yeri veya merkezi. keep ones seat oturduğu yerden kalkmamak; millet meclisinde yerini muhafaza etmek. lose ones seat yerini kaybetmek. take a seat oturmak. Be seated. Oturunuz. The hall will seat fifty people. Salon elli kişiliktir.
seat i.
1. oturacak yer, iskemle, sandalye.
2. tiy., sin. koltuk.
3. kıç.
4. pantolon kıçı.
5. koltuk, mevki, makam, yer: He lost his seat in the Grand National Assembly. Büyük Millet Meclisi üyeliğini kaybetti.
6. merkez: Ankara is the seat of Turkey´s national government. Ankara, Türkiye´nin hükümet merkezidir.
7. mak. yatak.

f. oturtmak, yerleştirmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
Would you like a window or an aisle seat?
  • {PHR} koridor: Pencere kenarı mı, koridor mu istersiniz?
aldermanic seat
  • {N} belediye meclisi üyesi makamı
back seat {,bæk'si:t}
  • {N} arka koltuk, önemsiz konum, arka plân
bespeak a seat
  • {V} yer ayırtmak
bouncing seat
  • {N} bebek oturağı, yaylanan bebek koltuğu
Which car is my seat in?
  • {PHR} vagon: Benim koltuğum hangi vagonda?
contest a seat
  • {V} adaylığını koymak, seçime aday olmak
county seat
  • {N} ilçe merkezi
back-seat driver
  • {ID} tere: tereciye tere satan kimse
be in the driver's seat
  • {ID} sorumlu olmak
driver's seat
  • {N} şoför koltuğu, sürücü koltuğu
drop seat
  • {N} açılır kapanır koltuk
ejection seat
  • {N} acil fırlatma koltuğu
ejector seat
  • {N} fırlatma koltuğu
Fasten seat belts.
  • {PHR} bağlanmak: Kemerlerinizi bağlayın.
hot seat
  • {N} pilot fırlatma koltuğu, elektrikli sandalye
jettisonable seat
  • {N} fırlatılabilir koltuk
judgment seat
  • {N} hakim makamı
love seat {'lʌvsi:t}
  • {N} iki kişilik kanepe
Is this seat occupied?
  • {PHR} dolu: Bu koltuk dolu mu?