• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
sell Dinle! {sel}
  • {N} satış, satış yöntemi, dalavere, hile, dolap, hayal kırıklığı
  • {V} satmak, satılmak, sattırmak, beğenilmek, kazıklamak, aldatmak, ele vermek
sell f. (sold)

i. satmak; satışıyle meşgul olmak; satışım artırmak; k.dili beğendirmek; (argo) aldatmak, kazıklamak; satılmak; satışta rağbet görmek; beğenilmek;

i. hile, aldatma, oyun. sell like wildfire çok satılmak, kapışılmak. sell off her şeyini satıp bitirmek, tasfiye etmek, elden çıkarmak. sell out hissesini satmak, bütün malını satmak; (argo) şahsi çıkar için ele vermek, satmak. sell short henüz elde olmayan malı ileride teslim etmek üzere satmak; itimatsızlık göstermek; desteklemek. sell up İng. borçlunun malını satıp parasını almak.
sell f. (sold)
1. satmak; satılmak.
2. satışta rağbet görmek.
3. beğendirmek; beğenilmek: sell oneself kendini beğendirmek.
4. kabul ettirmek: He succeeded in selling this idea to the board of directors. Bu fikri yönetim kuruluna kabul ettirmeyi başardı.
sell f. (sold)

i. satmak; satışıyle meşgul olmak; satışım artırmak; k.dili beğendirmek; (argo) aldatmak, kazıklamak; satılmak; satışta rağbet görmek; beğenilmek;

i. hile, aldatma, oyun. sell like wildfire çok satılmak, kapışılmak. sell off her şeyini satıp bitirmek, tasfiye etmek, elden çıkarmak. sell out hissesini satmak, bütün malını satmak; (argo) şahsi çıkar için ele vermek, satmak. sell short henüz elde olmayan malı ileride teslim etmek üzere satmak; itimatsızlık göstermek; desteklemek. sell up İng. borçlunun malını satıp parasını almak.
sell f. (sold)
1. satmak; satılmak.
2. satışta rağbet görmek.
3. beğendirmek; beğenilmek: sell oneself kendini beğendirmek.
4. kabul ettirmek: He succeeded in selling this idea to the board of directors. Bu fikri yönetim kuruluna kabul ettirmeyi başardı.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
sell at auction
  • {V} açık artırma ile satmak
sell by auction
  • {V} açık artırma ile satmak
sell at a discount
  • {N} indirimli satmak, ucuza satmak
Do you sell duty-free goods on board?
  • {PHR} gümrüksüz: Uçakta gümrüksüz ürünler satıyor musunuz?
sell smb. a gold brick
  • {ID} dolandırmak
sell smb. a packet
  • {ID} aldatmak
sell the pass
  • {ID} ihanet etmek
sell at a premium
  • {A} yüksek kâr ile satmak, kâr getirmek, prim yapmak
sell smb. a pup
  • {ID} dolandırmak, kandırmak, aldatmak
sell smb. down the river
  • {ID} satmak (birini), ihanet etmek
Sell by ...
  • {PHR} satış: Satış tarihi ...
We sell
  • {PHR} satış: Satış
sell off {'sel,ɒf}
  • {N} tasfiye etmek, elden çıkarmak
sell on credit
  • {V} veresiye vermek
sell out {'selaʋt}
  • {N} tasfiye etmek, elden çıkarmak
sell smb. on
  • {N} benimsetmek, ikna etmek, inandırmak, kabul ettirmek
sell up
  • {V} satıp savmak, mallarının tümünü satmak
sell to the trade
  • {V} kâr ederek satmak
sell a drug over the counter ilacı reçetesiz satmak.
sell a drug over the counter ilacı reçetesiz satmak.