İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| stack |
{stæk}
- {N} yığın, küme, istif, tınaz, kitap rafı, baca, egzoz, ortak anten, tüfek çatısı
- {V} yığmak, kümelemek, istif etmek, yüklemek, çatmak (tüfekleri), daireler çizerek uçmak
|
|
|
|
| stack |
i. 1. tınaz, ekin yığını. 2. çatılmış bir grup (silah), çatı: a stack of rifles bir tüfek çatısı. 3. (üst üste konulmuş şeylerin oluşturduğu) yığın.
f. 1. yığmak; istif etmek. 2. (silah) çatmak. |
|
| stack |
i.
f. büyük yığın; saman veya ot kümesi, tınaz, istif; muntazam yığın; baca; kitap rafları (özellikle büyük kütüphanelerde); k.dili. bolluk;
f. yığmak, istif etmek. have the cards stacked against one güç bir durumda olmak, engeller karşısında olmak. stack the cards hile ile kartları düzenlemek. |
|
| stack |
yığın |
|
| stack |
yığıt |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| chimney stack |
{'tʃımnıstæk}
- {N} baca, çok delikli baca
|
|
| blow one's stack |
- {ID} öfkelenmek, sinirlenmek, tepesi atmak
|
|
| stack the cards |
- {V} kâğıtları dizmek, kartları ayarlamak
|
|
| stack the cards against smb. |
- {V} kartları aleyhine dizmek
|
|
| blow one´s top/stack |
k. dili tepesi atmak, parlamak. |
|
| first in first out stack |
ilk giren ilk çıkar yığıtı |
|
| first in first out stack |
ilk giren ilk çıkar yığıtı |
|
| last in first out stack |
son giren ilk çıkar yığıtı |
|
| last in first out stack |
son giren ilk çıkar yığıtı |
|
| push up stack |
ilk giren ilk çıkar yığıtı |
|
| pushdown stack |
son giren ilk çıkar yığıtı |
|
| pushout stack |
ilk giren ilk çıkar yığıtı |
|
| Stack and Scale to |
Yığınla ve Ölçekle |
|
| stack machine |
yığıt makinesi |
|
| stack memory |
yığıt bellek |
|
| stack pointer |
yığıt işaretçisi |
|
| Stack Segment (SS) |
yığıt bölütü |
|
| stack up |
k. dili 1. (trafik) tıkanıp durmak. 2. yığılmak; birikmek. 3. (işler) ... gitmek: That´s how things stack up today. Bugün işler böyle. 3. against ile karşılaştırıp sonuç çıkarmak: How does this brand of soap stack up against that one? Bu marka sabun o markaya göre nasıl? |
|
| vent stack |
(sıhhi tesisata ait) havalık, hava borusu. |
|
| blow one's stack |
Konuşma dili
* tepesi atmak, öfkeye kapılmak. |
|
|
|