| survive |
{sər'vaıv}
- {V} hayatta kalmak, sağ kalmak, kalmak, geriye kalmak, daha uzun yaşamak, yadigâr kalmak, dayanmak, göğüs germek
|
|
|
|
| survive |
f. 1. hayatta kalmak; sağ kalmak. 2. ayakta kalmak: It´s survived for five hundred years. Beş yüz yıl boyunca ayakta kaldı. 3. (birinden) uzun yaşamak. 4. (afet, kaza veya zor bir durumu) atlatmak. |
|
| survive |
f. baki kalmak, başkasından fazla yaşamak, daha uzun ömrü olmak. |
|
| survive |
sur.vive
sırvayv'
Fiil
* hayatta kalmak; sağ kalmak.
* ayakta kalmak.
* (birinden) uzun yaşamak.
* (afet, kaza veya zor bir durumu) atlatmak. |
|
| survive |
baki kalmak, başkasından fazla yaşamak, daha uzun |
|
|