• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
temperature Hear! {'temprətʃər}
  • {N} sıcaklık, ateş, hararet
temperature i.
1. ısı derecesi, derece: Yesterday Istanbul had a high temperature of 35°C. Dün İstan- bul´daki en yüksek sıcaklık 35°C idi.
2. ısı, sıcaklık, hararet: What´s the temperature of the water? Suyun ısısı ne?
3. ateş, yüksek vücut ısısı: You´ve got a temperature. Ateşin var.
temperature i. ısı derecesi; sıcaklık, sühunet: tıb. insan vücudunun ısı derecesi; ateş,ısı, hararet. temperature curve belirli bir süre içindeki ısı değişikliğini gösteren eğri. critical temperature kritik sıcaklık. normal temperature normal vücut ısısı. take ones temperature termometre ile birinin ısı derecesini ölçmek, birinin ateşine bakmak.
temperature tem.per.a.ture tem'pırıçır, tem'prıçır İsim * ısı derecesi, derece. * ısı, sıcaklık, hararet. * ateş, yüksek vücut ısısı.
temperature ısı derecesi; sıcaklık, sühunet: (tıb.) insan vücu

English » Turkish Indirect results Top
room temperature
  • {N} oda sıcaklığı
have a temperature
  • {V} ateşi olmak
I have a temperature.
  • {PHR} ateş: Ateşim var.
Kelvin temperature
  • {N} Kelvin ısı birimi
run a temperature
  • {V} ateşi olmak
take smb.'s temperature
  • {V} ateşini ölçmek
What's my temperature?
  • {PHR} ateş: Ateşim kaç?
ageing temperature yaşlandırma sıcaklığı
air temperature hava sıcaklığı
ambient temperature çevre sıcaklığı
ambient temperature ortam sıcaklığı
ambient temperature ortam sıcaklığı
annealing temperature tavlama sıcaklığı
ausforming temperature ostenit işleme sıcaklığı
austempering temperature ostenit menevişleme sıcaklığı
austenitizing temperature ostenitleme sıcaklığı
baking temperature pişirme sıcaklığı
body temperature
1. vücut sıcaklığı.
mean daily temperature günlük ortalama sıcaklık.
noise temperature gürültü sıcaklığı