• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
toad-in-the-hole
  • {N} hamur içinde pişirilmiş et

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
ace in the hole
  • {N} son koz
blast hole {'blæsthəʋl}
  • {N} lağım deliği
coal-hole {'kəʋlhəʋl}
  • {N} kömürlük
dene-hole
  • {N} yapay mağara
floss hole
  • {N} cüruf deliği
glory-hole {'glɔ:rı,həʋl}
  • {N} düzensiz oda, karışık çekmece, sandık odası
gully drain hole
  • {N} lâğım ağzı, kanal ağzı
hawse-hole {'hɔ:z,həʋl}
  • {N} loça deliği, çapa zincirinin geçtiği delik
hole Dinle! {həʋl}
  • {N} delik, çukur, oyuk, boşluk, derin yer, in, kovuk, hücre, kodes, zor durum
  • {V} delmek, delik açmak, kazmak, deliğe sokmak, deliğe girmek, yuvasına girmek, kapanmak, köşesine çekilmek
be in a hole
  • {ID} zor durumda olmak, sıkıntılı olmak, boşlukta olmak
dig a hole
  • {V} çukur kazmak, delik açmak, çukur açmak
make a hole in
  • {V} delik açmak, delmek
hole-and-corner {,həʋlən'kɔ:rnər}
  • {A} gizli, el altından, sinsi
hole out
  • {V} deliğe sokmak
hole up
  • {V} deliğe girmek, yuvasına girmek, kapanmak, köşesine çekilmek
What is par for this hole?
  • {PHR} vuruş: Bu delik için kaç vuruş yapmalıyım?
Can you patch this hole?
  • {PHR} yama: Bu deliğe yama yapabilir misiniz?
peep-hole {'pi:p,həʋl}
  • {N} gözetleme deliği
rabbit hole {'ræbıt,həʋl}
  • {N} tavşan yuvası
road hole
  • {N} yol çukuru