• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
train Dinle! {treın}
  • {N} kuyruk (elbise, kuş, yıldız), tren, dizi, katar, sıra, maiyet, kafile, kervan
  • {V} eğitmek, yetiştirmek, alıştırmak, terbiye etmek, antrenman yapmak, sürüklemek, nişan almak, doğrultmak (silah), alıştırma yapmak
train i.

f. tren, katar; saf; refakatçiler, maiyet; yerde sürünen uzun etek; silsile, takım, sıra, düzenli durum; sıra halinde barut; hayvanı tuzağa çekmek için sıralanmış yem;

f. alıştırmak, öğretmek, talim ettirmek; ehlileştirmek; dalları kazık veya duvara bağlayıp istenilen biçime getirmek (ağaç veya fidan); nişan almak (top); talim etmek; idare etmek; pehriz ile yarışa hazırlanmak; talim görmek. train dispatcher tren hareket memuru. train down zayıflama rejimi yap mak. train oil balinadan alınan yağ. train shed vagonların muhafaza edildiği depo. train up yetiştirmek, terbiye etmek. trained eye alışkın göz. trained nurse diplomalı hastabakıcı, hemşire. half trained yarı eğitilmiş. over trained luzumundan fazla ve zararlı olacak derecede eğitilmiş. trainable

s. talim olunabilir, eğitilebilir, alıştırılabilir, terbiyesi mümkün.
train i.
1. tren.
2. katar; kafile.
3. çok uzun bir eteğin yerde sürünen kısmı.
4. dizi, silsile, zincir: A long train of events has brought us to this juncture. Bu vardığımız noktanın ardında uzun bir olaylar zinciri var.
train f.
1. eğitmek, terbiye etmek, yetiştirmek.
2. antrenman/idman yapmak.
3. on (ateşli silah, fotoğraf makinesi, projektör v.b.´ni) -e çevirmek, -e yöneltmek.
4. (bir bitkiyi) (belirli bir yöne doğru/belirli bir biçimde) büyütmek: You ought to train a magnolia against that wall. O duvarı bir manolyayla kaplamalısın.
train train treyn İsim * tren. * katar; kafile. * çok uzun bir eteğin yerde sürünen kısmı. * dizi, silsile, zincir.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
boat train
  • {N} vapur bağlantılı tren
Is the dining car at the front or rear of the train?
  • {PHR} vagon: Yemekli vagon trenin önünde mi arkasında mı?
commuter train
  • {N} banliyö treni
What train connections are there to New York?
  • {PHR} bağlantı: New York'a hangi tren bağlantıları var mı?
corridor train
  • {N} vagonlara geçilebilen tren
Is this the current train schedule?
  • {PHR} şu: Bu şu anda kullanılan tren tarifesi mi?
the doomed train
  • {N} kaderine terkedilmiş tren
downtown train
  • {N} şehir merkezine giden tren, iş merkezine giden tren
Is that an express train?
  • {PHR} ekspres: Bu tren ekspres mi?
freight train
  • {N} yük treni
goods train
  • {N} yük treni, marşandiz
get on the gravy train
  • {ID} kolay para kazanmak, kolayca yükselmek, köşe dönmek
mule train
  • {N} katır katarı
passenger train
  • {N} yolcu treni
ride in a train
  • {V} trene binmek, trenle gitmek
shuttle train {'ʃʌtəl,treın}
  • {N} aynı hatta gidip gelen tren
Where is the nearest train station?
  • {PHR} istasyon: En yakın tren istasyonu nerede?
Does the train make any stops on the way?
  • {PHR} duraklama: Bu tren yolda duraklama yapıyor mu?
accommodation train
  • {N} katar: dilenci katarı, tren: her istasyonda duran tren
armored train
  • {N} tren: zırhlı tren

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
bullet train
1. a high-speed passenger train.
2. a high-speed passenger train.