İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| vent |
{vent}
- {N} kıç (balık, kuş), delik, ağız, hava deliği, burun deliği (su samuru), yanardağ ağzı, yarık, yırtmaç, kaçacak delik
- {V} açığa vurmak, belli etmek, delik açmak, çıkarmak, havalandırmak, hava almaya çıkmak
|
|
|
|
| vent |
i.
f. delik; menfez, ağız, açma; nefeslik; zool. hayvan kıçı; ask. top falyası; mahreç, çıkak, çıkıt; yarık;
f. dışarı salıvermek; ifade etmek, göstermek, belirtmek. give vent to açığa vurmak. He vented his fury on the dog öfkesini köpekten çıkardı. |
|
| vent |
i. 1. hava menfezi, menfez. 2. (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlayan) delik. 3. yırtmaç.
f. 1. -de hava menfezi açmak. 2. (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için) delik açmak. 3. on (öfke, hınç v.b.´ni) -den çıkarmak: Don´t vent your anger on me! Öfkeni benden çıkarma! 4. dışa vurmak, belli etmek, göstermek: He never vents his anger in public. Öfkesini herkesin içinde asla belli etmez. |
|
| vent |
vent
vent
İsim
* hava menfezi.
* (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlayan) delik.
* yırtmaç.
Fiil
* -de hava menfezi açmak.
* (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için) delik açmak.
* {on} (öfke, hınç v.b.'ni) -den çıkarmak:
Don't vent your anger on me!
Öfkeni benden çıkarma!
* dışa vurmak, belli etmek, göstermek:
He never vents his anger in public.
Öfkesini herkesin içinde asla belli etmez. |
|
| vent |
delik; menfez, ağız, açma; nefeslik; (zool.) hayva |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| vent one's spleen on smb. |
|
|
| find a vent |
|
|
| find vent |
|
|
| give vent to |
- {V} açığa vurmak, belli etmek
|
|
| vent hole |
{'venthəʋl}
- {N} hava deliği, delik, havalandırma deliği
|
|
| vent one's spleen on |
|
|
| vol-au-vent |
{,vəʋləʋ'vɒŋ}
|
|
| air vent |
hava boşaltma deliği |
|
| air vent cock |
hava boşaltma musluğu |
|
| air vent plug |
hava boşaltma tapası |
|
| give vent to |
-i belli etmek, -i göstermek. |
|
| vent stack |
(sıhhi tesisata ait) havalık, hava borusu. |
|
| vol-au-vent |
i. bir çeşit talaş böreği. |
|
| give vent to |
* -i belli etmek, -i göstermek. |
|
| vent stack |
* (sıhhi tesisata ait) havalık, hava borusu. |
|
| vol-au-vent |
bir çeşit talaş böreği. |
|
| gave vent to |
açığa vur |
|
| give vent to |
açığa vur |
|
| given vent to |
açığa vur |
|
| air vent |
hava boşaltma deliği |
|
|
|