• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
wheel Dinle! {wi:l}
  • {N} lastik, tekerlek, teker, direksiyon, dümen, dişli, çark, araba, bisiklet, işkence çarkı, dönme, çark etme
  • {V} çark etmek, döndürmek, tekerlekli bir şeyi itmek, el arabasıyla götürmek, araba ile götürmek, dönmek, yuvarlanmak, pedal çevirmek
wheel i.
1. tekerlek.
2. direksiyon, direksiyon simidi/volanı.
3. den. dümen dolabı.
4. ask. çark.
wheel f.
1. daireler çizerek dönmek: Gulls wheeled above us. Üzerimizde martılar dönüyordu.
2. (around/round/about) birdenbire dönmek, dönüvermek: She wheeled round and looked him in the eye. Birdenbire dönüp gözlerinin içine baktı.
3. (tekerlekli bir araçla) gitmek; (tekerlekli bir araç) gitmek, ilerlemek; (tekerlekli bir aracı) sürmek: He wheeled the taxi right up to the front door. Taksiyi ta ön kapıya kadar sürdü. They wheeled around the city all day in the black Mercedes. Bütün gün siyah Mercedes´le şehri dolaştılar.
4. ask. çark etmek; çark ettirmek.
wheel i. tekerlek; çark, dolap; den. dümen dolabı; eskiden kullanılan işkence çarkı; k.dili. bisiklet; çarkıfelek; deveran, dönme; (argo) kodaman; çoğ. yürüten unsur; çog, (argo) vasıta, araba .wheel and axle mil teker. wheel animalcule bak. rotifer. wheel horse birbiri ardınca koşulmuş atlardan tekerleğe yakın olanı; en ağır işi yapan ve kolay kolay yorulmayan adam. balance wheel nâzım çark; olayları soğukkanlılıkla karşılayan kimse. fifth wheel yedek tekerlek; yedekte bulunan kimse veya şey; k.dili. kendini fazlalık olarak gören kimse .mill wheel değirmen çarkı. paddle wheel vapurun yan çarkı. at the wheel direksiyonda; yönetiminde. wheels within wheels bir birine karşılıklı etkide bulunan olaylar .There are wheels within wheels işin içinde iş var. The wheels of social progress turn slowly Toplumdaki ilerleme ağır işler.
wheel f. tekerlekler üzerinde taşımak; döndürmek; çark gibi çevirmek; el arabası ile götürmek; çark veya tekerlek gibi yuvarlanmak; dönmek; sürmek; sürülmek; yuvarlanıp gitmek. wheel about yönünü değiştirmek. wheeled

s. tekerlekli.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
balance-wheel
  • {N} ayar dişlisi, nazım çark, rakkas
Catherine-wheel {'kæɵrınwi:l}
  • {N} gül biçiminde renkli pencere, çarkıfelek, ışıklar saçarak dönen fişek, yanlamasına takla
driving wheel {'draıvıŋ,wi:l}
  • {N} işletme dişlisi, işletme tekeri
fifth wheel
  • {N} yedek tekerlek, gereksiz şey, gereksiz kimse
break the fly on the wheel
  • {ID} işgüzarlık etmek, gereğinden çok uğraşmak
four-wheel Dinle! {,fɔ:r'wi:l}
  • {A} dört tekerlekli
hind wheel
  • {N} arka tekerlek
mill wheel {'mılwi:l}
  • {N} değirmen çarkı
paddle wheel {'pædəlwi:l}
  • {N} gemi çarkı, kanatlı çark
planetary wheel
  • {N} yıldız çarkı
potter's wheel
  • {N} çömlekçi çarkı
rack wheel {'rækwi:l}
  • {N} dişli çabuk çarkı
ratchet-wheel {'rætʃıtwi:l}
  • {N} mandallı çark, kilit çarkı
snail wheel
  • {N} salyangoz dişli çarkı
spare wheel
  • {N} yedek lastik [aut.]
spinning wheel {'spınıŋwi:l}
  • {N} çıkrık
put a spoke in smb.'s wheel
  • {ID} engel olmak, işine çomak sokmak, taş koymak
sprocket wheel {'sprɒkıt,wi:l}
  • {N} zincir dişlisi çarkı, dişli çark
spur wheel {'spɜ:rwi:l}
  • {N} düz dişli çark, alın dişlisi
star wheel
  • {N} cırcır dişli