İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| wheel |
{wi:l}
- {N} lastik, tekerlek, teker, direksiyon, dümen, dişli, çark, araba, bisiklet, işkence çarkı, dönme, çark etme
- {V} çark etmek, döndürmek, tekerlekli bir şeyi itmek, el arabasıyla götürmek, araba ile götürmek, dönmek, yuvarlanmak, pedal çevirmek
|
|
|
|
| wheel |
i. 1. tekerlek. 2. direksiyon, direksiyon simidi/volanı. 3. den. dümen dolabı. 4. ask. çark. |
|
| wheel |
f. 1. daireler çizerek dönmek: Gulls wheeled above us. Üzerimizde martılar dönüyordu. 2. (around/round/about) birdenbire dönmek, dönüvermek: She wheeled round and looked him in the eye. Birdenbire dönüp gözlerinin içine baktı. 3. (tekerlekli bir araçla) gitmek; (tekerlekli bir araç) gitmek, ilerlemek; (tekerlekli bir aracı) sürmek: He wheeled the taxi right up to the front door. Taksiyi ta ön kapıya kadar sürdü. They wheeled around the city all day in the black Mercedes. Bütün gün siyah Mercedes´le şehri dolaştılar. 4. ask. çark etmek; çark ettirmek. |
|
| wheel |
i. tekerlek; çark, dolap; den. dümen dolabı; eskiden kullanılan işkence çarkı; k.dili. bisiklet; çarkıfelek; deveran, dönme; (argo) kodaman; çoğ. yürüten unsur; çog, (argo) vasıta, araba .wheel and axle mil teker. wheel animalcule bak. rotifer. wheel horse birbiri ardınca koşulmuş atlardan tekerleğe yakın olanı; en ağır işi yapan ve kolay kolay yorulmayan adam. balance wheel nâzım çark; olayları soğukkanlılıkla karşılayan kimse. fifth wheel yedek tekerlek; yedekte bulunan kimse veya şey; k.dili. kendini fazlalık olarak gören kimse .mill wheel değirmen çarkı. paddle wheel vapurun yan çarkı. at the wheel direksiyonda; yönetiminde. wheels within wheels bir birine karşılıklı etkide bulunan olaylar .There are wheels within wheels işin içinde iş var. The wheels of social progress turn slowly Toplumdaki ilerleme ağır işler. |
|
| wheel |
f. tekerlekler üzerinde taşımak; döndürmek; çark gibi çevirmek; el arabası ile götürmek; çark veya tekerlek gibi yuvarlanmak; dönmek; sürmek; sürülmek; yuvarlanıp gitmek. wheel about yönünü değiştirmek. wheeled
s. tekerlekli. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| balance-wheel |
- {N} ayar dişlisi, nazım çark, rakkas
|
|
| Catherine-wheel |
{'kæɵrınwi:l}
- {N} gül biçiminde renkli pencere, çarkıfelek, ışıklar saçarak dönen fişek, yanlamasına takla
|
|
| driving wheel |
{'draıvıŋ,wi:l}
- {N} işletme dişlisi, işletme tekeri
|
|
| fifth wheel |
- {N} yedek tekerlek, gereksiz şey, gereksiz kimse
|
|
| break the fly on the wheel |
- {ID} işgüzarlık etmek, gereğinden çok uğraşmak
|
|
| four-wheel |
{,fɔ:r'wi:l}
|
|
| hind wheel |
|
|
| mill wheel |
{'mılwi:l}
|
|
| paddle wheel |
{'pædəlwi:l}
- {N} gemi çarkı, kanatlı çark
|
|
| planetary wheel |
|
|
| potter's wheel |
|
|
| rack wheel |
{'rækwi:l}
|
|
| ratchet-wheel |
{'rætʃıtwi:l}
- {N} mandallı çark, kilit çarkı
|
|
| snail wheel |
- {N} salyangoz dişli çarkı
|
|
| spare wheel |
|
|
| spinning wheel |
{'spınıŋwi:l}
|
|
| put a spoke in smb.'s wheel |
- {ID} engel olmak, işine çomak sokmak, taş koymak
|
|
| sprocket wheel |
{'sprɒkıt,wi:l}
- {N} zincir dişlisi çarkı, dişli çark
|
|
| spur wheel |
{'spɜ:rwi:l}
- {N} düz dişli çark, alın dişlisi
|
|
| star wheel |
|
|
|
|