• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Osmanlıca » Türkçe Yukarı
BA-SAFA Safalı. Safa ile.

Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
BEZM-İ SAFÂ Safâ meclisi, eğlence meclisi.
FEYZ-İ SAFÂ Neşenin feyzi, safânın bolluğu.
HUZ MÂ SAFÂ, DA'MÂ KEDER "Safâ olanı al, keder vereni bırak", "Allahın müsaadesi olan ve neticesi safâ veren şeyi al, sonu keder vereni bırak", "İyisini al, kötüsünü bırak" meâlindedir.
SAFA Gönül şenliği, eğlence. * Duru olmak, itmi'nan ve meserret üzere olmak. Temiz, sâfi olmak. * Hava açık ve ayaz olmak. * Mekke-i Mükerreme'de bir yerin ismi.
SAFA Yüzü beyaz olan düz taş.
SAFA-BAHŞ f. Eğlendiren, rahatlandıran, kederi def'eden, hatırı hoş eden.
SAFA-CU (C.: Safacuyân) f. Rahat ve eğlence arıyan.
SAFA-ENGİZ Safa koparan. Neşe, sevinç yapan.
SAFA-YI GÜLŞEN Gülşen safası. Gül bahçesi eğlencesi.
SAFA-YI SADR f. Gönül şenliği, kalbin itmi'nan ve sevinç içerisinde olması, meserret üzere olmak.
YÂRÂN-I SAFÂ Zevk ve eğlence ile vakit geçiren dostlar. Safâ dostları.