| HADD-İ KEMAL |
Olgunluk hâli. Kemalât haddi. |
|
| KEMAL |
Kâmillik, olgunluk. Olgunlaşma. Erginlik. Bütün güzel sıfatlarla muttasıf olmak. Fazilet. * Değer, baha. *
Fazlalık. * Sıdk ile yapılan güzel iş. |
|
| KEMAL-İ DİRAYET |
Dirayetin son derecesi. |
|
| KEMAL-İ İHTİMAM |
Son derece dikkat ve ihtimâm. |
|
| KEMAL-İ METANET |
Tam sağlamlıkla, sarsılmadan. |
|
| KEMAL-İ RAHMET |
Rahmet ve merhametin nihayet kemalde olması. |
|
| KEMAL-İ VÜSUK |
Tam bir itimad ve inanç. |
|
| NAMIK KEMAL |
(Mi: 1840 - 1888) Tekirdağ'lı olup İslâm mücahidlerindendir. Yeni Osmanlılık hareketine vatan mefhumunu
sokmuş, "Firâki, hapsi, nefyi kadr-i nâmusumla gördüm hep" diye haklı olduğunu dâima müdâfaa etmiştir.
Ehl-i kemâl bir zat olduğu, davasının istikameti ve samimiyetinden anlaşılır.Hayatının sonlarına doğru Osmanlı
İmparatorluğunun ve İslâm dünyasının kurtuluşunu "ittihad-ı İslâm" da görmüş ve bu uğurda gayret
göstermiştir. Bu emelini, yazdığı " Celâleddin-i Harzemşah, Salahaddin-i Eyyubi, Yavuz Sultan Selim ve Fâtih
Sultan Mehmed" isimli eserlerinde ortaya koymuştur. Mezarı Bolayır'dadır. |
|
| SÂHİB-İ KEMÂL |
Kemal sahibi, olgun insan. |
|
| SAHİB-KEMAL |
f. Olgun, kemal sahibi. |
|
| ZÜBDE-İ KEMÂL |
Kemâlin en ileri derecesi. |
|
|