Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
| BERK |
t. Katı. Sert. * Serin. * Metin, sağlam. |
|
|
|
| BERK |
Şimşek çakması. Parlama.* Yıldırım. * Zinetlenme, süslenme. * Tas: Tecelli-i İlâhiye ile kurbiyyete
mazhariyyet. * Ahmak olmak. |
|
| BERK |
(C.: Bürük) Göğüs, sadr. * Çok çöken deve. |
|
| BERK |
f. Yaprak. |
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| BERK-ASA |
f. şimşek gibi parlak. |
|
| BERK-ÂSÂ |
şimşek gibi. Berk gibi. |
|
| BERK-EFŞAN |
f. şimşek saçan. |
|
| BERK-ENDAZ |
f. Parlayıcı, parıldayıcı.BERKENDE : f. Koparılmış, sökülmüş, kökünden çıkarılıp atılmış. |
|
| BERK-İ BASAR |
Gözün şimşek çakması. * Birdenbire tepesinde çakan şimşekten mâruz olduğu dehşet ve şiddet hâlinden
mecaz olarak, ansızın başına gelen mühlik hâdisenin şiddetli âlâm ve ıztırabıyla dehşet ve hayret içinde
duyulan keskin intibahı ifade eder. (E.T.) |
|
| BERK-İ HÂTIF |
Kapıp götüren veya göz kamaştıran şimşek. |
|
| BERK-İ SÜYUF |
Kılıçların şimşeği, kılıç korkusu. |
|
| RA'D U BERK |
Gök gürültüsü ve şimşek. |
|
| SAD-BERK |
Yüz yaprak. |
|
|
|