• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Osmanlıca » Türkçe Yukarı
HASM Kesip atma, kesme, kat'etme. * Kat'i olarak bir mes'eleyi hâlledip neticeye varma.
HASM (Hasım) Muhâlif. Karşı taraf. Düşman.(Eğer hasmını mağlub etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü, eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder, zâhiren mağlub bile olsa, kalben kin bağlar, adaveti idame eder. Eğer iyilikle mukabele etsen nedâmet eder, sana dost olur. M.)
HASM Atâ etmek, hediye vermek. * Ovmak.
HAŞM İncitmek. * Gadaplandırmak, hiddetlendirmek.

Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
HASM-I BÎAMAN Amansız düşman. Merhamet bilmeyen düşman.
HASM-I CA'LÎ Huk: Hakikatta hasım olmadığı halde, hasım imiş gibi hâkim önünde husumeti kabul eden kimse.
HASM-I DA'VÂ Dâvânın halledilmesi.
HASM-I EKBER En büyük düşman olan şeytan.
HASM-I ELEDD İnatçı düşman, muannid hasım.
HASM-I MÜTEVARÎ Huk: Mahkemeye gelmekten ve vekil göndermekten çekinen kimse.