Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
| MUALLAK |
Askıda. Hakkında karar verilmemiş, hallolunmamış. * Havada boşta duran. * Sürüncemede kalmış iş. * Edb:
Açık hece, bir vokalle okunan hece. (Bak: Müsned) |
|
|
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| CİSR-İ MUALLÂK |
Asma köprü. |
|
| ECEL-İ MUALLAK |
Levh-i Mahv İsbat'ta mukadder olarak yazılı, bâzı şartlarla mukayyed olan ecel. Ecel-i müsemma. |
|
| HADÎS-İ MUALLAK |
Senedinin yalnız ibtidasından bir veya birkaç ravisi hazf edilmiş olan hadistir. Meselâ: Bir zat kendi şeyhini ve
şeyhinin şeyhini zikr etmeksizin onların fevkindeki râvilerden itibaren senedi zikr etse ta'likte bulunmuş olur.
(Ist. Fık.K.) |
|
| ITK-I MUALLAK |
Bir şarta talik suretiyle vuku bulan ıtkdır. Bir kimsenin kölesine "şu işi yaparsan hürsün" demesi gibi ki, köle o
işi yapınca azad olur. (Ist. Fık. K.) |
|
|
|