Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
| SINN |
Berd-i acûz günlerinden bir gün. * Seleye benzer bir nesnedir, içine ekmek koyarlar. * Deve sidiği. |
|
|
|
| SİNN |
(C.: Esnân) Yaş. Yaşanmış olan zaman. * Diş. * Medine'de bir dağın ismi. * Yaban öküzü. |
|
| SİNN |
Ot kurutmak. |
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| HÂDİS-ÜS SİNN |
Yaşı taze. Genç delikanlı. |
|
| İSTİVA-Yİ SİNN |
Kırk yaşlarına gelme. |
|
| KİBER-İ SİNN |
Yaşlılık, ihtiyar olmak, yaş büyüklüğü. |
|
| SAGİR-ÜS SİNN |
Yaşı küçük. |
|
| SİNN-İ İYAS |
(Sinn-i ye's) Kadınların "âdet görmekten" kesildiği yaş. En çok 55 yaşına kadar veya daha evvel âdet
görmekten kesilmesi zamanı ki; bundan sonra çocukları olmaz. Böyle bir kadına âyis denir. |
|
| SİNN-İ TEKLİF |
Erginlik, büluğ çağı. Bir kimsenin aklı başına geldiği; haramı helâli ayırt edebildiği, kadınlık veya erkeklik
hâlini bildiği, ergin hâle geldiği yaşı. (Ortalama 12-15 kabul edilir.) |
|
| SİNN-İ TEMYİZ |
Hak ile bâtılı farketme yaşı. |
|
| TAHDİD-İ SİNN |
Yaş haddi. Emeklilik. |
|
|
|